
Hilmi Özkök, Başbuğa terörist denmesinin rahatsız edici olduğunu, kurumlar arası ilişkilerin çok ısındığını belirtti
Genelkurmay eski başkanlarından emekli Orgeneral Hilmi Özkök, İnternet Andıcı davasında tutuklu yargılanan bir diğer eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğu en iyi tanıyan isimlerin başında gelir. Özkökün Genelkurmay Başkanlığı döneminde iki yıl boyunca karargâhtaki sağ kolu, o dönem İkinci Başkan olan Başbuğ idi. Continue reading

CHP lideri, Başbuğun tutuklanmasını yorumladı: Daha despotik bir ülke olmaya sürükleniyoruz.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasaya göre, Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğun Yüce Divanda yargılanması gerektiğini söyledi. Mecliste gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Anayasada, Genelkurmay Başkanının, görevi ile ilgili bir suç işlediği takdirde Yüce Divanda yargılanması gerektiğinin yazdığını bildirdi. YA ANAYASAYA UYACAKSINIZ YA DA.. \”Ancak siz özel yetkili mahkemelerde yargılıyorsunuz\” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:\”Ya Anayasaya uyacaksınız ya da Anayasa ne yazarsa yazsın ben istediğimi yaparım diyeceksiniz. Bu, hukuk devleti ile bağdaşmaz. Anayasanın 90. maddesi de uygulanmıyor. Anayasada ayrıca basın hürdür sansür edilemez yazıyor. Ama bu da uygulanmıyor. Türkiyede medyanın özgür olmadığını herkes biliyor. Ülkede bir Anayasa var, ama uygulanmayan bir Anayasa. Daha despot bir ülke olmaya doğru sürükleniyoruz.\”

Başbuğa en yakın komutan Tuncer Kılınç tutuklama kararının ardından konuştu.
Genelkurmay eski Başkanı emeki Org. İlker Başbuğun \”terör örgütü yöneticiliği\” ve \”darbeye teşebbüs\” suçlarından tutuklanması, emekli komutanlar arasında büyük üzünütüye neden oldu. \”TERÖRİSTLER DIŞARIDA GEZERKEN..\” Vatandan Levent İçgenin haberine göre; Başbuğa en yakın komutanlardan birisi olan, MGK eski Genel Sekreteri emekli Org. Tuncer Kılınç, \”Üzülüyorum\” derken, emekli Tümgeneral Erdal Sipahi, \”Teröristler dışarıda gezerken, Genelkurmay Başbakanının sudan sebeplerle tutuklanması, Cumhuriyet tarihinin kırılma noktasıdır\” diye konuştu. Emekli Tümg. Armağan Kuloğlu, \”sözün bittiği yer\” yorumunu yaparken, Askeri Yargıtay Onursal üyesi Ali Fahir Kayacan ise, \”Yargının çivisi çıktı. Türkiyede yargı artık bitti\” ifadesini kullandı. İlker Başbuğa yakın isimlerden birisi olarak bilinen ve emekliliğinde de sürekli Başbuğ ile biraraya gelen MGK eski Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, bu aşamada tutuklamaya ilişkin bir değerlendirme yapmak istemediğini söyledi. Kılınç, \”Her şey meydanda. Üzülüyorum\” demekle yetindi. \”YETKİ GASPI YAPILIYOR\” Askeri Yargıtay Onursal üyesi Ali Fahir Kayacan, İstanbulda 8 normal Ağır Ceza Mahkemesi, 9 da Özel Yetkili Mahkeme olduğunu belirterek, \”Bu oran bile her şeyi gösteriyor. Özel yetkili mahkemeler, özel suçlara bakılması için kuruldu. Sonuçta görüldü ki, Hükümete yönelik en küçük bir hareket, özel yetkili mahkemelere çekiliyor. Burada yetkili merci Yüce Divandır. Yetki gaspı yapılıyor. Yargının çivisi çıktı. Bana göre Türkiyede yargı artık bitti\” değerlendirmesinde bulundu. IĞSIZ VE ÇİÇEK TUTUKLATTI Emekli Tuğgeneral Kürşat Atılgan, Başbuğun tutuklanmasının Türkiyede bir ilk olduğunu vurgulayarak, \”Bu TSK ve Türkiye açısından çok önemli bir olay. Hasan Iğsız ve Dursun Çiçekin ifadeleri doğrultusunda internet andıcında emir verenin İlker Başbuğ olduğu kanaatine varıldı ve mahkeme tutuklama kararı verdi. Devletin her türlü bilgisine vakıf kişinin tutuklanması, TSK açısından da çok önemlidir. Hukuki sürecin kısa sürmesini umut ederim\” dedi.

700 bin kişilik bir gücün komutanı olarak başka yollar bulabilirdim!
7 saat savcıya, 1.5 saat de hakime ifade veren Başbuğ, \”O siteleri ben kapattırdım. Devletin bana teşekkür etmesi gerekirken bu konuyla suçlanmam tarihin acı bir cilvesidir\” Bir iki basın açıklaması ve bir iki internet sitesi haberiyle hükümeti yıkmakla itham ediliyorsam bu çok acı Darbeye teşebbüs ve örgüt yöneticiliği suçlarından tutuklanan eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ, mahkemede kendisini bu sözlerle savundu. O siteleri ben kapattırdım 7 saat savcıya, 1.5 saat de hakime ifade veren Başbuğ, \”O siteleri ben kapattırdım. Devletin bana teşekkür etmesi gerekirken bu konuyla suçlanmam tarihin acı bir cilvesidir\” diye sitem etti İnternet andıcı belgesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak Silivri Cezaevine gönderilen eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, mahkemedeki ifadesinde kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti. Hükümet aleyhine kara propaganda yaptığı öne sürülen internet sitelerini kendisinin kapattırdığını söyleyen Başbuğ, teşekkür edilmesi gerekirken suçlanmasına da sitem etti. İşte Başbuğun hakim karşısında verdiği ifadenin tam metni: Beni bu iktidar atadı \”Bu siyasi iktidar tarafından 2006 yılında K.K.K olarak atandım. Yine şu an ki hükümetimiz tarafından 2008-2010 yılları arasında Genelkurmay başkanlığı görevine atandım. Sayın Cumhurbaşkanı, sayın Başbakan, Milli güvenlik kurulu üyesi olarak bu hükümetin bakanlarıyla birlikte çalıştık. Şimdi elbette devletimizin istihbarat olanak ve imkanları var. Bu kadar sene beraber çalışıyoruz. Siyasi otoritenin en büyük makamlarıyla o dönemlerde benim bir silahlı terör örgütü kurma ve yönetmem tespit edilememiştir ki bu üzerinde durulması gereken bir nokta. Tespit edilmiş ve görevde tutulmuşsa bu da ayrı bir nokta. 30 Ağustos 2010 yılında emekli olduktan bir buçuk yıl sonra böyle bir suçlamayla karşı karşıya kaldım. Çok üzücü, anlaşılması zor.\” Bu iddialar en ağır ceza \”Netice olarak böyle bir iddiayı duymak, işitmek, silahlı kuvvetlere, ülkeye, devlete görev vermiş, şerefiyle onuruyla görev vermiş birisi için çok ağır bir iddia, benim için en ağır cezadır. Bundan sonra ne ceza verilirse bu beni daha fazla üzmez. Görevim esnasında böyle bir şey varsa gereken yapılmalıydı. Basın açıklamalarından internet andıcı konusu başlığı altında internet sitelerinde çıkan bir iki haber ile Genelkurmay Başkanı itham edilmektedir. Savcılık sorgumda ciddi bir soru ile muhatap olmadım.\” Anayasa çizgisinde oldum \”Bir iki basın açıklaması ve bir iki internet sitesi haberiyle hükümeti yıkmakla itham ediliyorsam bu çok acıdır. Benim böyle kötü bir amacım olsa 700 bin kişilik gücü elinde tutan bir komutan olarak bunu yapmanın başka yolları da olabilirdi. Ben görev hayatım boyunca her zaman kanunların ve anayasanın çizgisinde oldum. Ben 2008 yılı 30 Ağustos tarihinde Genelkurmay başkanlığı görevime başladım. 4 Şubat 2009 tarihinde bu internet siteleriyle ilgili olarak bir haber yayınlandı. Bu haber üzerine konunun derhal incelenmesini istedik ve o haberde sadece site adresleri vardı, herhangi bir içerik yoktu. İlk inceleme sonucunda, şekil ve teknik açıdan bu sitelerin kanuna uygun olmadığı bilgisi bana verildiğinde bu siteleri kapattırdım. Aslında bana teşekkür edilmesi gerekir ki ben bu siteleri kapattıran kişiyim. Ayrıca 30 Ağustos 2008 – Şubat 2009 tarihleri arasında da bu sitelerde hiçbir işlem yoktur. Son güncelleme tarihlerine bakıldığında görev süremden öncesidir. Şubat 2009dan sonra 4 sitenin kurıulması bu andıcın temel konusudur.\” Belge bana arz edilmedi \”Bu andıç bana arz edilmedi, arz edilmiş olsa muhakkak üzerinde imzam ya da parafım olurdu. Hazırlık aşamasında olan bu siteler 19 Haziran 2009da kapatıldı. Bu siteler aktif dahi edilmemiş, bir haber dahi yapılmamıştır. İnternet andıcı ile ilgili bilgim 4 Kasım 2009 tarihinde oldu. Haberin yayınlanmasına müteakip Şubat 2009da kapattığımız sitelerin içerikleri nedir, burada ne yapılmıştır, konusunun cevabını veya bu konuyla ilgili bilgileri de ancak internet andıçı ile ilgili iddianamenin 2011 yılının Ağustos ayında iddianame çıktığı zaman kısmen öğrendim. Bu durumda devletin aslında bana teşekkür etmesi gerekirken bugün bu konuyla suçlanmam tarihin acı bir cilvesidir. İkinci başkan tarafından sayın komutana arz edilen sunulan belge normal şartlarda bana arz edilmesi gerekir. Ama kesinlikle arz edilmedi. Bu andıç ikinci başkan tarafından 1 Nisan 2009da paraflanmış. Bana 14 Nisan 2009da arz edildiği iddia ediliyor ancak bu andıcın 2 Nisanda karargah içinde işleme girdiğini de görüyoruz.\” İmzamı, parafımı gören yok \”İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tutanaklarındaki Komutanın imzasını gördüm yönündeki beyanlar sadece değerlendirmedir. Hatta aynı kişilerin daha sonraki beyanlarında bu kez de imzayı görmedim şeklinde savcıya beyanları vardır. Yüzbaşı Murat Uslukılıç ve Mehmet Erözün 29 Aralık 2011 tarihli duruşmadaki beyanları komutandan ya da Genelkurmay Başkanınından evrakın geldiğinin söylendiği, ancak sözkonusu internet andıcı üzerinde komutanın imzasını gördünüz mü sorusuna ikisinin de verdiği net cevap görmedim şeklindedir. Hatta daha sonra yüzbaşı Murat Uslukılıç ifadesine şöyle devam etmiştir: İki evrak geldi birisi Ermenistanla ilgili bir evrak ve internet andıcı evrakı. Ermenistan evrakında komutanın imzası vardı, diğerinde yoktu. Bu sitelerin aktif hale gelmesi için andıç yeterli olmaz. Uygulama emri yayınlanması gerekir. Ancak bu konuda öyle bir şey de söz konusu olmamıştır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum serbest bırakılmamı talep ediyorum.\” Tarihe not düşeceksiniz \”Bir Genelkurmay Başkanının bir terör örgütü kurmak ve yönetmekle suçlanması, bu bana verilecek en büyük cezadır. Takdir mahkemenizindir, bizler gelip geçiciyiz. Ancak sizler tarihe not düşeceksiniz.\” Kağıt parçası ve boru soruldu İnternet andıcı soruşturması kapsamında tutuklanan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğun 7 saat süren savcılık sorgusu boyunca kendisine sorulan yaklaşık 50 soruyu tek tek açıklamalarını yaparak cevapladığı ve konuların üstünde titizlikle durduğu öğrenildi. 7 saat süren savcılık sorgusunda 25 sayfa ifade veren Başbuğa, soruşturma savcısı Cihan Kansızın \”kağıt parçası\” ve \”boru\” açıklamalarını sorduğu öğrenildi. Savcı Kansızın, \”Kağıt parçası\” ve \”boru\” içerikli açıklamalarınızdaki amaç nedir?\” sorusu üzerine Başbuğun \”Ben Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkanıydım. Bu açıklamalarım iyi niyetli açıklamalardır. Başka bir niyet yoktur. Komutan olarak TSK moral vermek niyetinde yapılmış açıklamadır\” diye yanıt verdiği belirtildi. Emrindekiler Komutana arz ettik demişti Genelkurmay Başkanlığı döneminde emrinde görev yapan ve internet andıcı davasında sanık olarak yargılanan bazı komutan ve subaylar, ifadelerinde belgenin Genelkurmay Başkanı Başbuğun onayına sunulduğunu söylemiş ve onun da ifadesinin alınmasını istemişti… Emri Başbuğdan aldık Korgeneral Mehmet Eröz: İnternet Andıcı çalışmasının emrini Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğdan aldık, fakat bu andıçla karar aldıkları 4 tane internet sitesini faaliyete geçirmedik. Nisan 2009da sunuldu Tümgeneral Hıfzı Çubuklu: Bana gösterilen andıç doğrudur ve paraf bana aittir. Parafın yanındaki tarih, 16 Şubat 2009u gösteriyor. Bu belge 1 Nisan 2009da da ikinci başkan parafıyla Genelkurmay Başkanına arz olunmuştur. Sn. Karz ifadesi vardı Orgeneral Hasan Iğsız: Andıçta parafımın karşısındaki Sn. Karz ifadesi, sadece Genelkurmay Başkanına sunulunca yazılır. Ona sunulup, onaylanıp onaylanmadığını bilmiyorum. Ancak onun onayı ve emri olmadan hiçbir şey yapılamaz. Nihai karar mercii Genelkurmay Başkanıdır. Belgeyi Çiçek arz etti Yüzbaşı Murat Uslukılıç: Adli Müşavir Hıfzı Çubuklu, andıç hazırlandıktan sonra değişiklikler yaptı ve kanunen uygun olduğuna ilişkin imzayı attı. İkinci Başkana sunuldu. O da Komutana arz notu yazdı ve Genel Kurmay Başkanına Dursun Çiçek arz etti. Tanık olarak dinlensin Albay Dursun Çiçek: İlker Başbuğun mahkemede tanık olarak dinlenmesini talep etmişti. Hayhay ile başladı Başbuğa uzandı Başbuğun tutuklanmasına neden olan süreç, 3 yıl önce başladı. İkinci Ergenekon sanığı Emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırıma yönelik yapılan aramalarda ele geçirilen \”hayhay\” isimli bir belgede, Genelkurmayın kara propaganda için kurdurduğu sitelerle ilgili bir görüşmenin notları vardı. Milli Savunma Bakanlığına ait IP numaralarını kullanan bu sitelerin Genelkurmaya ait olduğu ortaya çıktı. Meçhul subay mail gönderdi Ardından, İrtica ile Mücadele Eylem Planının ıslak imzalı aslını Ergenekon savcılarına gönderen meçhul subay yeniden ortaya çıktı ve 2009 Kasım ayında savcılara ikinci mail gönderdi. Generallere yakalama Mailin ekinde Genelkurmay Harekat Başkanlığı tarafından Genelkurmay İkinci Başkanı Hasan Iğsıza gönderilen \”İnternet Andıçı\” belgesi de vardı. Nisan 2009 tarihli \”Andıç\” Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığı Destek Şubesi tarafından hazırlanmıştı. Belgenin altında Albay Dursun Çiçek, Tümgeneral Mustafa Bakıcı ve Koramiral Mehmet Otuzbiroğlunun da bulunduğu 12 kişinin imzası ve Iğsızın parafının yanında, \”Sn. Ka arz\” ibaresi bulunuyordu. İnternet Andıcı isimli belgeye ilişkin soruşturma başlatılırken, eski 1. Ordu Komutanı Org. Hasan Iğsız, Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu, Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, Korgeneral Mehmet Eröz, Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, Tümgeneral Mustafa Bakıcının da aralarında bulunduğu 19 kişi ifade verdi. Savcı Cihan Kansızın devraldığı soruşturma kapsamında hazırlanan 22 sanıklı iddianame İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından oy birliği ile kabul edilirken, 14 sanık hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Daha sonra dava İrtica ile Mücadele Eylem Planıyla birleştirildi.
